Bazi Haklar Helal Edilmez Apr 2026
Bir gün kasabaya hırslı, her şeyi parayla satın alabileceğine inanan genç bir iş insanı geldi. Adı Selim’di. Selim, kasabanın tarihi dokusunu bozacak dev bir otel projesi için oradaydı. Projenin önündeki tek engel, Kerem Bey’in dükkânının olduğu o küçücük araziydi.
Kerem Bey, gözlüğünün üstünden Selim’e baktı ve sadece şunu söyledi: "Evlat, bazı haklar helal edilmez. Çünkü onlar sadece benim değil, bu toprağın, bu ağacın ve benden sonra buraya gelecek çocukların hakkıdır."
"Amca," dedi, "Neden olmuyor? Neden ne kadar para verirsem vereyim o huzuru satın alamıyorum?" Bazi Haklar Helal Edilmez
Selim, Kerem Bey’in karşısına oturup önüne koca bir çanta dolusu para koydu. "Bak amca," dedi, "Bu dükkân eski, kitapların tozlu. Sana öyle bir hak tanıyorum ki, ömrünün sonuna kadar krallar gibi yaşarsın. Hakkını helal et, devret şu dükkânı."
Selim güldü. "Her şeyin bir fiyatı vardır" diyerek dükkândan çıktı. Ancak o geceden sonra Selim’in hayatında garip şeyler olmaya başladı. Rüyasında her gece dükkânın içindeki kitapların feryat ettiğini, ağaçların kökleriyle onu boğmaya çalıştığını görüyordu. Ne zaman o dükkâna baksa, göğsünde tarif edilemez bir ağırlık hissediyordu. Bir gün kasabaya hırslı, her şeyi parayla satın
Selim o gün projeyi iptal etti. Kasabadan ayrılırken cebinde sadece Kerem Bey’in ona hediye ettiği küçük bir kitap vardı. Kitabın ilk sayfasında şu yazıyordu:
"Hakkını helal etmeyenlerin sessizliği, dünyanın en ağır yüküdür." Neden ne kadar para verirsem vereyim o huzuru
Aylar geçti. Selim ne kadar zorlasa da bürokrasi bir türlü izin vermiyor, mahalleli dükkânın etrafında nöbet tutuyordu. En sonunda Selim yorgun düştü. Bir sabah erkenden Kerem Bey’in yanına gitti. Gözleri kan çanağına dönmüştü.
